September 09 2010 12:03:37
Ana Menü
Site Menü
· Ana Sayfa
· İncelemeler
· Dosyalar
· Forum
· Web Linkleri
· Haber Kategorileri
· İletişim
· Arama
Kuran-ı Kerim
· Kuran-ı Kerim
· Kuran İlimleri
· Kuran Bilgileri
· Kuran'da Dua
Kitaplar
· Riyazüs'Salihin
· Dine Karşı Din
· Öncüler
· Boykot
· Örnek Ahlak
· Çöldeki Işık
· İnsan-ı Kamil
Galeri
· Videolar
· Resimler
Ziyaretçi Defteri
· Ziyaretçi Defteri
Öner
· Resim Galerisi
Çevrimiçi Kullanıcılar
· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 3

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 8
· En Yeni Üye: ESRADE
En Son İncelemeler
İnceleme Bulunamadı
VEDA HUTBESİ

Bismihi Teala


"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi, ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür. "

Ey Nâs!

Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedî olarak bir daha berâber olamayacağım.

İnsanlar!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz Mekke nasıl kutsal bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, nâmus ve şerefiniz de öylece mukaddestir; her türlü tecâvüzden masûndur.

Ashâbım!

Yarın rabbınıza kavuşacaksınız. Bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız. Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsinler. Olabilir ki, bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak hıfzetmiş olur.

Ashâbım!

Kimin yanında bir emânet varsa, onu sâhibine versin . Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Fakat aldığınız borcun aslını ödemek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle bundan böyle fâizcilik yasaktır. Câhiliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdülmuttalib'in oğlu amcam Abbas'ın fâiz alacağıdır.

Ashâbım!

Câhiliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası, Abdülmüttalib'in torunu (amcalarımdan Hâris'in oğlu) Rabîanın kan davasıdır.

Ey Nâs!

Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emâneti olarak aldınız. Onların nâmus ve ismetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki haklarınız, âile nâmusu ve şerefinizi kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer onlar sizden izinsiz râzı olmadığınız kimseleri âile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe dövüp korkutabilirsiniz. Kadınların sizin üzerinizdeki hakları ise, örfe göre her türlü (meşru ihtiyaçlarını), yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Mü'minler!

Size iki emânet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. Bu emânetler, Allah'ın kitabı Kur'ân ve O'nun Peygamberinin sünnetidir.

Ey Nâs!

Devâmlı dönmekte olan zaman, Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü duruma dönmüştür. Bir yıl, l2 aydır. bunlardan 4'ü Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep hürmetli aylardır.

Ashâbım!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden nüfûz ve saltanatını kurma gücünü ebedî olarak kaybetmiştir. Fakat size yasakladığım bu şeyler dışında, küçük gördüğünüz şeylerde ona uyarsanız, bu da onu sevindirir. ona cesâret verir. Dininizi korumak için bunlardan da uzak kalınız.

Mü'minler!

Sözümü iyi dinleyin, iyi belleyin. Rabbınız birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem'densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir. Müslüman müslümanın kardeşidir. Böylece bütün müslümanlar kardeştir. Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe, başkasının hakkına el uzatmak helâl değildir. Ashabım! Nefsinize de zulmetmeyin. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır. Bu nasihatlarımı burada bulunanlar, bulunmayanlara tebliğ etsinler.

Ey Nâs!

Cenâb-ı Hak Kur'an da her hak sahibine hakkını vermiştir. Mirâsçı için ayrıca vasiyyet etmeye gerek yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa, ona âittir. Zina eden için ise mahrûmiyet vardır. Babasından başkasına soy (neseb) iddiâsına kalkışan soysuz, yahut efendisinden başkasına intisâba yeltenen nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lânetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın. Cenâb-ı Hak böylesi insanların ne tevbelerini ne de adâlet ve şâhitliklerini kabûl eder.

Ashabım!

Allah'tan korkun, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, malınızın zekatını verin, âmirlerinize itaat edin. Böylece Rabbınızın Cennetine girersiniz.

Ey Nâs!

Yarın beni sizden soracaklar, ne dersiniz? Ashâbı kiram:

Allah'ın dinini teblîg ettin, vazîfeni hakkıyla yaptın, bize nasihat ve vasiyette bulundun, diye şehadet ederiz, dediler.

Rasûlüllah (s.a.s.) mübarek şehâdet parmağını göğe doğru kaldırdı, cemâat üzerine çevirip indirdikten sonra üç defa:

Şâhid ol Yâ Rab!

Şâhid ol Yâ Rab!

Şâhid ol Yâ Rab!

buyurdu.

 

 

ÖZLEM AJANS
www.ozlemajans.com
Anahtar Kelimeler
©
En Çok İndirilenler
Maxthon 22
İslamın Hareket Metodu 15
Konuş Yoksa 13
Şafi Fıkhı 11
Yeterki Kuran Susmasın 10
Anket
Portalımızı Nasıl Buldunuz?







Oy vermek için üye olmanız gerekmektedir.
Hoşgeldiniz
* وَلِلَّهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِ وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَلَكِنَّ الْمُنَافِقِينَ لَا يَعْلَمُون *
* ''İzzet Allah'ındır, O'nun Peygamber'inin ve bütün müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.'' * (Münâfikûn: 8)
Şehâdetiniz mübarek olsun



BEN ŞEHİD OLMAYA GİDİYORUM

Siirt’in Beşiri ilçesinde dünyaya gelen Saadet Partisi İl müfettişi İbrahim Bilgen hayatını İslamî hizmetlere adamıştı. Siirt'in ilk yerel ve İslamî yayın yapan televizyonunu kuran ve yöneticiliğini yapan Bilgen, kendisini tanıyanların gönlüne taht kurmuş bir mü’mindi. Yakınlarını sürekli ‘Filistin’deki kardeşlerimin vebaliyle Allah'ın huzuruna nasıl çakıcağım, Allah’a nasıl cevap vereceğim” derdi. Sevenleri, 61 yaşındaki şehidimizi siz okuyucularımız için anlattı:

Şehidin Oğlu Yusuf Bilgen: Babam her zaman böyle bir ölüm istiyordu, yani Allah yolunda ölmek istiyordu, şehit olmak istiyordu. Allah kendisine nasip etti. Onunla gurur duyuyorum.

Damadı Sinan: Vedalaşırken herkese ben “şehid olmaya gidiyorum” dedi.

Dava arkadaşı M. Şakir Özmazı: İslamî hassasiyetleri çok fazlaydı. Tüm Müslümanların sorunlarına eğilir, dertlerine derman olmaya çalışırdı. Dimdik bir duruşu vardı. Tavizsiz, korkusuz ve gözü pekti. Aradığı şeye, şehadete kavuştu. Allah şehadetini kabul etsin.


Kardeşi Burhanettin Bilgen: Acımız çok büyük. Tek tesellimiz, şehit düşmüş olmasıdır. ABD emperyalizminin küçük çocuğu israil bir zulüm yaptı. Bu zulme karşı olanların başı sağ olsun.

30 yıllık arkadaşı Muhsin Özbey: İslamî çizgiden hiç ayrılmadı. Zikir halkalarını sever, münevver şahsiyetlere büyük değer verirdi. Muttaki ve ehli takva bir insandı. Sünnete riayet eder, sünnet ibadetlere özen gösterirdi. Hem Filistin davasıyla hem de İslamî diğer sorunlarla ilgili özel hassasiyeti vardı. Çok şuurlu bir insandı. Müslümanların vahdetini sürekli savunur ve ümmetçi bir anlayışa sahipti. Tüm Müslümanları kardeş bilir, İslam için yapılan her hizmete gönülden koşardı. Aynı anda hem Milli Gazete, hem Vakit Gazetesi hem de Doğruhaber Gazetesine abone idi. Kendisi “Bu gazeteler İslam’ın sesi, bu sese sahip çıkmamız lazım” derdi.

Yakın arkadaşı Said Dayan: Çok nadir ferdi namaz kılardı. Bilgisayarına ezan programı yerleştirmişti. Ezandan beş dakika önce bilgisayar ezan okur oda hazırlıklarını yapar ve cemaate giderdi. Üç aylarda bol oruç tuttuğuna şahit oldum. Evden sabahları abdestli çıkar ve iş yerine abdestli gelirdi. Kur’an okumayı severdi. Hem Mushaf’tan hem bilgisayardan çok Kur’ân okurdu. Kur’ân’ı işyerinde başucunda asılı idi. “Eğer geri dönersem işyerini bırakıp sadece yardım işleriyle uğraşmak için bir büro açmak istiyorum” diyordu.


SIRADA AHİRET ŞAMPİYONLUĞU VAR

Birçok Dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonluğu bulunan, aynı zamanda milli hakem ve milli antrenör olan tekvando ustası Çetin Topçuoğlu’nun yakın bir arkadaşı şehidin hayatından kesitler sundu. İşte arkadaşının dilinden şehidin hayatı: “İki yıl öncesine kadar açıkçası çok fazla bir İslamî duyarlılığı yoktu. Fakat yaklaşık 2 yıl önce gittiği umre sonrası kendisini şehadete götüren kutlu yolculuğu başladı. Sporcu olarak birçok ulusal başarı tattığını ama hiçbirinin İnsani Yardım çalışmalarında bulunmak kadar haz vermediğini söylerdi. Adana’dan ayrılırken kendilerini uğurlamaya gelenlere şöyle seslendi: “Birçok Avrupa ve Dünya şampiyonluğu yaşadık ama asıl önemli olan Ahiret Şampiyonluğu; İnşaallah sırada Ahiret Şampiyonluğu var…”dedi. Rabbim, duasına icabet etti ve Şehadet şerefiyle onurlandırdı. Gözü pekti. Haksızlığa tahammülü yoktu. Bir önceki konvoyda Mısır’ın El Ariş Limanı’nda uğradıkları saldırıda en ön saftaydı. Mısır polisinin saldırması ve konvoydan 6 kişiyi tutuklaması üzerine yanındaki birkaç arkadaşıyla beraber limanda bulunan bir general ile birkaç subayı rehin almıştı. Belki de onun bu girişimi sonucu oradaki olaylarda can kaybı yaşanmadı. Kendisiyle beraber derneğimizin ilgilendiği yetim çocuklar için bir “Tekvando Kursu” açacak ve yetimlerden dünya şampiyonları çıkaracaktık. Ne diyelim, takdir; Rabbim böyle güzel gördü.


ŞEHADET İÇİN GÜNLERCE DUA ETTİ

Aydınlık Yarınlar İçin Hak ve Özgürlükler Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği (AYDER) Başkanı Ali Haydar Bengi, Gazze yolculuğuna çıkmadan önce şehit olmak için günlerce dua ettiği öğrenildi. Şahadet haberinin ardından ilk olarak başkanlığını yaptığı dernekte aile ve sevenleri tarafından taziyeler kabul edildi. Beş yıl önce kurulan derneğin iki yıl önce başkanlığına getirilen evli ve dört çocuk sahibi Mısır El Ezher Üniversitesi mezunu 39 yaşındaki Ali Haydar Bengi’nin eşi Sanye Bengi, eşinin şahadeti ile gurur duyduğunu dile getirdi. Eşiyle en son Mersin'de yola çıkmadan önce telefonla görüştüğünü anlatan Sanye Bengi, "Eşim Mısır'da okuduğu için oradaki Müslümanların durumunu çok iyi biliyordu. Bunun için sivil toplum kuruluşunda aktif olarak çalışıyordu. Mazlumlara, fakirlere yardım ediyordu. Yıllardır Filistin'e gitmek istiyordu. Sürekli de şehit olmak için dua ediyordu” diye konuştu. Babası için durmadan gözyaşı döken Semanur, “Babam Mersin deyken beni aradı. 'Kızım beni merak etmeyin. Şehit olmak istiyorum' dedi” diye konuştu. Ali Aydar Bengi'nin kızlarından Senanur Bengi ise “Babamı çok seviyorum. Onu çok özlüyorum. ” ifadelerini kullandı.


Doğru Haber Gazetesi 4 Haziran 2010 Cuma
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.

Henüz hiç kısa mesaj gönderilmemiş.
ÇAĞRI FM
Hergüne Bir Hadis
Allahu Teâlâ zâlimi imhâl eder (bir müddet cezasını tehir eder),taki gazabına uğrayınca onu kimse kurtaramaz.
Namaz Vakitleri
Önemli
Hergüne Bir Dua
Benden bana ezâ veren şeyi gideren ve bana yarayacak şeyi bende tutan Allah'a hamd olsun
Son Video
Mikail-Hicranlı Yüzler
[28-06-2010 23:07]
Asr Suresi
[27-06-2010 23:16]
Mavi Marmara Şehitl...
[27-06-2010 23:08]
Mazlumsun Susa
[27-06-2010 23:06]
Kuveytipoor-Kana Yo...
[11-01-2010 14:52]
Seyfullah-Selamun S...
[11-01-2010 14:47]
En Son İndirilenler
Şafi Fıkhı 11
İslamın Hareket Metodu 15
Yeterki Kuran Susmasın 10
Konuş Yoksa 13
Maxthon 22
En Son Eklenen İncelemeler

Henüz bir inceleme gönderilmemiş.

Rastgele Video
SON HABERLER
Sayfa oluşturulma süresi: 0.02 saniye 17,778 Tekil Ziyaretçi